15. International Trakya Family Medicine Congress

16-19 April 2026, Balkan Congress Center, Edirne

Akut İskemik İnme Hastalarında Atriyal Fibrilasyon : Klinik sonuçlar, yetersiz antikogülasyon ve birinci basamakta erken tanının önemi

Ezgi Kula, Gündüz Anıl Çikar

Keywords: Akut İskemik İnme;Atriyal Fibrilasyon;Antikogülasyon;Birinci Basamak

Aim:

Atriyal fibrilasyon (AF) iskemik inmenin en önemli kardiyoembolik nedenlerinden biridir. AF ‘nin erken tanınması ve uygun antikoagülan tedavinin başlanması, kardiyoembolik inmelerin önlenmesinde en etkili stratejiler arasında yer almaktadır. Bu çalışmada, akut iskemik inme hastalarında AF sıklığının belirlenmesi, klinik özelliklerinin değerlendirilmesi, yeni tanı AF oranın ortaya konulması ve birinci basamak sağlık hizmetlerinde AF taramasının öneminin vurgulanması amaçlandı.

Method:

Bu tek merkezli retrospektif çalışmaya, Eylül 2025 - Şubat 2026 tarihleri arasında akut iskemik inme tanısıyla izlenen toplam 147 hasta dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, komorbiditeleri, AF varlığı, yeni tanı AF oranı, antikogülan tedavi kullanımı, CHA2DS2-VASc skorları, başvuru National Institutes of Health Stroke (NIHSS) ve taburculuk modifiye Ranking Skoru (mRS ) değerleri analiz edildi. AF olan ve olmayan hastalar klinik sonuçlar açısından karşılaştırıldı.

Results:

Hastaların yaş ortalaması 68.4 ±13.7 yıl olup %60.5’i erkekti. En sık eşlik eden komorbidite hipertansiyon (%67.3) idi. Hastaların %38’inde AF saptanırken, bu grubun %77’sinde AF yeni tanıydı. Ortalama CHA2DS2-VASc skoru 4.47±1.54 bulundu. Antikogülan kullanım oranı %11.6 ile düşüktü. AF tanısı 24 hastada EKG ile, 17 hastada holter monitorizasyonu ile konuldu. AF bulunan hastalarda giriş NIHSS değerleri daha yüksek (8.54 -3.74 p<0.001), taburculuk mRS skorları ise daha kötüydü (2.13-0.80 p>0.001). AF olan hastalarda büyük damar oklüzyon oranı %51.9 saptandı.

Conclusions:

İskemik inme hastalarında AF sıklığı yüksek olup olguların büyük kısmında AF ilk kez inme sırasında tanı almaktadır. AF ilişkili inmeler daha ağır klinik tablo ve kötü fonksiyonel sonuçlarla ilişkilidir. Bu çalışma toplumda tanısız AF yükünün önemli olduğunu göstermektedir. AF tanısının önemli bir kısmının basit EKG ile konulabilmesi, birinci basamak sağlık hizmetlerinde düzenli nabız kontrolü ve EKG değerlendirilmesinin kardiyoembolik iskemik inmelerin önlenmesinde kritik rol oynayabileceğini düşündürmektedir.

#61