Yüksek Riskli Dens Memeye Sahip Olgularda MR Tarama Programına Eklenmeli mi?
Mustafa Berkay Çakin, Doğuş Mercan, Semih Uslu, Mustafa Bertuğ Özen, Aykut Alkan, Ahmet Onur Çeli̇k, Derya Karabulut, Serdar Solak, Fethi Emre Ustabaşioğlu, Nermin Tunçbi̇lek
Keywords: Meme Kanseri, Dens Meme, Yüksek Risk, MR
Aim:
Meme kanseri, kadınlar arasında en sık görülen malignitelerden olup, mortalite nedenleri arasında ikinci sırayı almaktadır. Meme kanserinde erken evrede tanı konulması, tedavi başarısını ve sağ kalımı önemli ölçüde artırmaktadır.
Taramada hala altın standart yöntem mamografi olup US ve MR görüntüleme tamamlayıcı yöntem olarak yerini korumaktadır. Ancak yüksek risk grubunda MR görüntülemenin taramada kulllanılması tartışmalı bir konu olarak yerini korumaktadır .
Mamografi, ve US, yoğun memeli olgularda düşük sensitiviteye sahip modalitelerdir. Meme MR ise, özellikle konvansiyonel yöntemlere göre daha yüksek duyarlılıkta bir modalite olarak öne çıkmaktadır. Literatürde BRCA mutasyonu taşıyan veya birinci derece akrabasında meme kanseri öyküsü olan bireylerde MR’ın sensitivitesinin %90’ın üzerinde olduğu bildirilmiştir.Bu çalışmada, aile öyküsü nedeniyle yüksek risk taşıyan ve yoğun meme yapısına sahip kadınlarda, meme MR görüntülemenin malignite saptamadaki etkinliği değerlendirilmiş olup bu hasta grubunda MR’ın rutin tarama programlarına dahil edilmesinin gerekliliği araştırılmıştır.
Method:
Çalışmaya 2020-2025 yılları arasında yaşam boyu meme kanserine yakalanma riski %20’nin üzerinde olan ve yoğun meme yapısına sahip, yaşları 22-80 arasında değişen 167 kadın olgu alındı. Olguların meme yoğunluğu, arka plan kontrastlanması ve diğer bulguları klinik ve patolojik sonuçlarla birlikte yorumlandı.
Results:
88 olguda MR yapılmış olup, olguların 17’sine biyopsi yapılmıştı. Biyopsi sonuçlarına göre 88 olgunun 3’ünde malignite saptanmıştır. MR yapılmayan 79 hastadan yalnızca 1’ine biyopsi yapılmış ve proliferatif lezyon tanımlanmıstır . MR yapılan grupta malignite saptanma oranı, yapılmayan gruba göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Bu grupta yoğun meme yapısına sahip hastaların ç.baskın olduğu gözlenmiştir. İstatistiksel analizde gruplar arasında anlamlılık saptanmıstır.
Conclusions:
Tarama mamografisi yüksek riskli kadınlarda kanser saptamada başarılı olmakla birlikte yoğun meme dokusuna sahip olgularda duyarlılığı düşmektedir. Bu kanserlerin %50'sinden fazlası in-situ kanser olarak bildirilmiştir. Bizim çalışmamızda literatür ile uyumlu olarak meme kanseri %3.4 oranında bulunmuştur. Yoğun meme dokusuna sahip yüksek riskli olgu grubunda eklenecek meme MR ile, meme kanserinin erken evrede saptanması, morbidite ve mortalitenin azalması ve gelecekte kişiselleştirilmiş tarama programına eklenmesi beklenmektedir.
#83