Birinci Basamak Perspektifinden Yüksek Riskli Gebelerde Kalp Hastalıkları
Sema Nur Şahin Arslan, Hatice Taşkan, Emrullah Şanlan
Keywords: Gebelik, Kardiyovasküler hastalık, birinci basamak, hipertansiyon
Aim:
Gebelik sürecinde gebeliğe bağlı olmayan anne ve bebek ölümlerinin en önemli nedeni kardiyovasküler hastalıklardır. Çalışmamızda; yüksek riskli gebeler arasında kalp hastalığı sıklığı, yaş, gebelik haftası, takip edildikleri branşlar ve eşlik eden komorbid durumların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. İkincil amacımız; birinci basamak perspektifinden konunun öneminin vurgulanmasıdır.
Method:
Çalışmamızda 177 yüksek riskli gebe retrospektif olarak incelenmiştir. Kalp hastalığı tanısı alan gebelerde; yaş, gebelik haftası, diğer tanılar (diyabet, epilepsi, plesanta previa, venöz hastalıklar, astım ve depresyon) ve takip edildikleri branşlar (kardiyoloji, dahiliye, nöroloji, psikiyatri, göğüs hastalıkları) değerlendirilmiştir. Kardiyovasküler hastalık tanısı; hipertansiyon, aterosklerotik kalp hastalığı ve kapak hastalıkları olarak sınıflandırılmıştır. Veriler tanımlayıcı istatistikler ve yüzdeler ile yazılmıştır.
Results:
Gebelerin yaş ortalaması 32.4±4.6 yıl, medyan:32, yaş aralığı 19-45 arasındadır. Ortalama gebelik haftası 23.6±6.5’tir, medyan: 20.4, aralık 20.3-33,3 olarak hesaplanmıştır. 26 (%14.7) gebede kalp hastalığı belirlenmiştir. Bu grupta en sık görülen durumlar hipertansiyon (n=13), aterosklerotik kalp hastalığı (n=8), mitral kapak hastalığı (n=4) ve aort kapak yetmezliğidir (n=1). Kalp hastalığı olan gebelerde en sık eşlik eden komorbid durumlar; diyabet (n=8, %30.8), depresyon (n=4, %15.4), venöz hastalıklar (n=3, %11.5) ve astım (n=2, %7.7) olarak belirlenmiştir. Yüksek riskli gebeleri en sık takip eden branşların; dahiliye (n=10) ve kardiyoloji (n=5) ve psikiyatri (n=4) olduğu görülmüştür.
Conclusions:
Araştırmamızda Yüksek riskli gebelerde kalp hastalıklarında en sık hipertansif hastalık tanısı belirlenmiştir. Türkiye’ de yapılan araştırmalarda çalışmamızı destekleyerek; anne ölümler için önemli bir risk faktörü olarak gebelikte hipertansif hastalıklar olarak bilinmektedir. Bununla beraber aile hekimliği patiğinde sıkça karşılaşılan diyabet ve depresyon tanılarının en sık komormid durum olarak saptanmıştır. Bu durum birinci basamakta yüksek riskli gebelerin takibi yapılırken aile hekimliğinin multidisipliner yaklaşımının önemini göstermektedir. Birinci basamak perspektifinden aile hekimleri; gebelerde kardiyovasküler risk faktörlerinin erken belirlenmesi, riskli gebelerin izlenmesi ve branşlar arası koordinasyonda kritik rol oynamaktadır. Bu konuda yüksek riskli gebelerin birinci basamakta yönetimi için ileri araştırmalara ihtiyaç vardır.
#63